Ekitap, ekitap indir
Roman

Aylak Adam – Yusuf Atılgan

Aylak Adam Özeti

Aylak Adam kitabının kahramanı olan C. annesini ufak yaşta kaybedip, teyzesinin yanında büyür. Anne sevgisinin eksikliğini, hayatına girmiş olduğu hanımlarda aramaya adım atar. C., ailesinden kalan gelirlerle kahvehanelerde, restoranlarda, kitap okuyarak, yürüyüşlere çıkarak kısacası “aylak”lık yaparak geçirir günlerini. Bigün ressam arkadaşı Sadık’ın atölyesine gitmeye adım atar ve bir fotoğraf için ona modellik yapar. Zor bir karakter olan C., resimdeki bir detaydan rahatsız olur ve artık atölyeye gitmeme sonucu alır.

Hayatında değişim yapmak için bir süre sonrasında yazmaya kabul eden C., kısa sürede bundan da vazgeçer. Bir bahar ayında pastanede görmüş olduğu bir kızın peşine takılır. Güler adındaki bu kızla sonrasında ilişki yaşamaya adım atar. Fakat hayata dair bakış açıları fazlaca değişik olduğundan bu ilişki yürümez ve kısa sürede biter.

C., aylaklık günlerinin birinde Ayşe isminde bir kızla tanışır ve ona karşı bir şeyler hissetmeye adım atar. Bir iş arkadaşı ile beraber görmüş olduğu Ayşe’yi aşırı kıskançlığı sebebi ile sorgusuz sualsiz, anlamadan dinlemeden terk eder ansızın. Sonrasında sokaklarda başıboş gezdirilmiş olduğu günlerin birinde bir kız görür ve onu takip etmeye adım atar. Kız ile tanışıp ondan etkilenir fakat aramış olduğu şeyi onda da bulamayan C., tekrardan kızı arayıp sormaz.

Yaz aylarını İstanbul’da ki bir pansiyonda geçiren C., orada eski sevgilisi Ayşe ile karşılaşır ve hisleri tekrardan canlanır. Gene bir ilişki yaşamaya başlarlar. Başlangıçta ilişkileri oldukça keyiflidir. Fakat bir gece, C., Ayşe’ye çocukluğundan, sert bir adam olan babasından, ölen annesinde ve onu büyüten teyzesinden bahseder. Babası ile ilgili anlattığı anılar Ayşe’yi korkutur. Ayşe C. ’nin toplumdan uzak ve diğeri insanlardan değişik bir yaşam arayışı içinde bulunduğunu bilmiş olduğundan, bir vakit geleceğini ve C. ’nin onu terk edeceğini düşünür. Bu fikir onu korkutur, bir not bırakarak C’den ayrılır.

Hayatta aramış olduğu şeyi bir türlü bulamayan C., güz aylarında oturmuş olduğu eve geri döner. Sol şakağında bir ağrı hisseder, ek olarak iştahı da yoktur. İçki içerek bu sorunlardan kurtulmaya çalışır. Bir akşam bir pastaneden çıkarken uzun süredir görmediği Sadık’a rastlar. Beraber birazcık içtikten sonrasında Fransada olan arkadaşları Kemal’in döndüğünü öğrenir ve beraber onu görmeye giderler. Sohbetin ortasında sol şakağı zonklamaya adım atar, sohbeti yarıda kesip kendini sokağa atar.

Eve gitmeye hazırlanırken, kendini bir tatlıcı da bulur. Burada oturup, yaşamının hanımını bulacağını düşünür. Camın önünden geçen ve ona değil dükkanın içine bakan mavi yağmurluklu bir kız görür. Bu kızın yaşamı süresince beklediği şahıs bulunduğunu düşünüp, kızın peşine takılır. Kız durağa doğru ilerleyip, koşarak otobüse biner. Peşinden koşar fakat yakalayamaz. Otobüsü kovuşturmak için yolun ortasına atlayıp bir taksi durdurmaya çalışır. Fakat arabanın önüne atlamış olduğundan taksici sinirlenir ve ona saldırır. Yediği yumruk ile yere yığılır kalır. Kendine vardığında senelerdir aramış olduğu kadının binmiş olduğu otobüsle kaybolup gittiğini düşünür. Bundan sonrasında asla asla hiç kimseye ondan söz etmemeye karar verir. Ne de olsa onu asla anlamayacaklardır.

Türk edebiyatının önde gelen eserlerinden önde gelen roman, geçim sıkıntısı olmayan birinin de sıkıntıları olabileceğini mevzu alıyor. Yusuf Atılgan, Aylak Adam romanının başkahramanı C. ile, gerçek sevgi ve doğru şahıs arayışı, toplumun sıradanlığından sıkılıp yalnızlığa sığınma ihtiyacı şeklinde okurun kendinden birşeyler bulabileceği bir karakter yaratıyor. Bu duygularla zaman içinde topluma yabancılaşan bir insanoğlunun öyküsünü, mütevazi ifade biçimi ve karakterlerin derinliği ile okuyucuya sunuyor.

Aylak Adam Mevzusu

Kitap listesine göz atarken gözümün takıldığı ve bunu okumalıyım söylediğim kitap, Aylak Adam. Yusuf Atılgan’ın benzeri olmayan eserlerinden biri. Kitabı araştırırken edebiyata merakı olan tüm arkadaşlarıma sormuş oldum. Bazıları diline ağır dedi bazıları kişileri anlayamadım dedi bazıları ise kitaba olan hayranlığını gizleme gereği bile duymadan almamı söylemiş oldu. Her insana hitap eden bir dili olmadığı mevzusundaki görüşlere katılıyorum. Bence kitabı, yalnızca gerçek okurların okuması gerekiyor. Bu yüzden de ben diline fanatik kaldım.

Bu kitap hakkında Yusuf Atılgan’ın söylediği bir cümleyi okumuştum bir web sayfasında. Yazar bu kitabında büyük şehirde sevgiyi arayan bir adamı dile getirdiğini söylüyordu . Kitabı okumadan ilkin bu sayfadaki detayları okuduğum için kitabı elime aldığımda karşımdaki karakterin yapısını azca fazlaca biliyordum. C, depresif ruh haliyle topluma uyum sağlayamayan, her bedende aşkı arayan fakat içten içe de aşkı aslına bakarsan bulmuş olan melankolik bir karakterdir. Yazar, kitabın sonunda aslına bakarsak bu melankolik ruh hali içindeki karakterin öldüğü bir son yazmayı düşündüğünü fakat sonradan bundan vazgeçtiğinden bahseder. Nitekim C.’nin intiharı, kitabın ilerleyişinde okuyucuları çokta şaşırtmayan bir son olurdu diye düşünüyorum.

Karakteri anlamadan, kitabı anlayamazsınız. Bu kitabı idrak etmek için yapılması gereksinim duyulan ilk şey şüphesiz, C.’nin psikolojisini idrak etmek. Bunu yapabilmek içinse gene kitabı okumak gerekiyor. Bir ipucu vermem gerekirse, karakterin ruh halinin hiçbir vakit değişmeden aynı kaldığını söyleyebilirim; Kalabalıkların içinde sevgiyi arayan yalnız, aylak bir adam.

Kitap 4 bölümden oluşuyor. Kış, İlkyaz, Yaz ve Sonbahar. İlk bölüm Kış. Kitap karakterimizin, sokaklarda dolanmasıyla başlıyor. C. Hiçbir maddi sıkıntısı olmayan, günlerini boş bir halde gezerek, rüzgâr nereye eserse oraya doğru savrularak giden bir karakterdir. Portresini yaptırmak için ressam arkadaşının yanına giderken bir ara ortadan kaybolur. 5 gün sonrasında ortaya çıktığında nereye kaybolduğunu soruyorlar. Kendini bir “işe” adadığını söylüyor. Cadde cadde dolaşıp sokak isimlerinin bilmecesini çözmeye çalıştığını söylüyor. Durup düşündürüyor bu kısım insanı. Cidden sokakların adının niçin ve iyi mi belirlendiğini merak ediyor okurken insan. En azından benim açımdan bu bu şekilde oldu. Okurken bir an durup kendi oturduğum sokağın adının niçin bu şekilde konulduğunu düşündüm.

C., hayatındaki bir boşluğu doldurmayı denemektedir fakat kimse, hayatındaki o boşluğu dolduramaz. Bu da anlamına gelir hayatında tamamlanmamış olan şey bir bayan değildir aslına bakarsak. O daha büyük bir boşluğu doldurma çabasındadır. Ne işe yaradığını bilmediği… Hayatındaki boşluğun sebebi geçmişine dayanmaktadır. Babası ile arasındaki sorunlu ilişkiden kaynaklıdır. Yaşanılan şeylerden sonrasında babası şeklinde olmaktan korkar, bu yüzden de baba olmaktan korkar. Evlenmekten kaçar. Gene de sevgiyi arar C. İstanbul sokaklarında.

Bahar aylarında, bir pastaneye sarıyor aylak adam. Pastaneye sarmasının sebebi organik ki de bir hanımdır; Güler. Güler ile bir süre güzel zaman geçirir. Bir noktadan sonrasında C. ile Güler birbirinden kopmaya adım atar. Birbirine ve hayata yaklaşımları farklıdır. Bunu fark eden ikili yollarını ayırır.

Yaz ayına geldiğimizde C., İstanbul’un kalabalık yalnızlığından uzaklaşır. Gittiği yerde talih eseri eski sevgilisi ile karşılaşır. Ayşe. İkili aşklarına bir fırsat daha verirler. Her şey güzel adım atar. Bu beraberlik C.’nin kendini Ayşe’ye açmasıyla son bulur. C. geçmişi, daha çokta babası ile ilgili olan korkularını anlatır Ayşe’ye. Ayşe bundan fazlaca etkilenir. Korkar. C.’nin, kendisini yarı yolda bırakıp gideceğini düşünür. Yalnızlığı ve aylaklığa ne kadar düşkün bulunduğunu farkındadır. Kaçar, arkasında bir not bırakarak gider.

Sonbahar kısmını okuyacaklara spoiler olmaması için anlatmak istemiyorum. Eğer kitabın ilk birkaç sayfasına bakarak kitabın dilinden şikâyet edip vazgeçerseniz büyük bir yitik olur diye düşünüyorum. Kitabı okurken, C. de kendinizden bir parça bulmanız, kendinizden bir parça bulamasanız bile toplumdan bir parça bulmanız fazlasıyla ihtimaller içinde. İyi okumalar…

Sena AKSOY

Aylak Adam Özet

Yusuf Atılgan’ın ilk olarak 1959 senesinde gösterilen ilk romanı olan Aylak Adam, hayatta hiçbir derdi olmayan aylak bir insanoğlunun yaşam içinde yaşamının anlamını, bir anlamda yaşamının hanımını araması mevzu ediliyor.

Kahramanımızın bir adı bile yoktur ve Yusuf Atılgan onu C. Olarak adlandırmaktadır. Babasından kalan evlerin kira gelirleri yardımıyla dertsiz aylak bir yaşam yaşayan C.’in günlük macerasını arkadaşı Sadık’ın atölyesi, kahvehaneler, restoranlar ve en o denli da fazla sokaklar oluşturmaktadır. Gününün tümünü aylak aylak dolaşarak geçirir ve kendini devamlı bir arayışın içinde bulmaktadır. Kitap okur, film izler, çevresindeki insanları gözlemler ve tam olarak ne aradığını anlamaya çalışır.

C.’nin anası o daha ufak bir çocukken ölmüştür ve yerini teyzesi almıştır. Annesiz büyümenin tesiri ile tanıştığı hanımlarda hep annesini arar ve onun görkemli olmasını ister. Bu yüzden aşk mevzusunda da C. pek umduğunu bulamaz.

C. bigün Ayşe isminde bir kız ile tanışır ve ona karşı bir şeyler hissetmeye adım atar. Fakat çocukluktan gelen yitirme korkusu ile kıskanç olan C. Ayşe’yi bigün biri ile görür ve yargısız infaz yaparak onu terk eder. Ayşe’nin tarafındaki iş arkadaşıdır fakat C.’nin bunu dinleme niyeti yoktur ve gene kendini kendi aylak yalnız yaşamına iter.

C. yollarda boş gezerken bir kız dikkatini çeker ve onu takip etmeye adım atar. Kıza karşı değişik bir ilgi duyar ve onu takip etmeye devam eder. Sonunda onunla tanışır fakat C. için gene bir şeyler eksiktir.

C. sonrasında bir pansiyonda gene Ayşe ile karşılaşır ve içindeki ona karşı olan tutku tekrardan canlanır. Tekrardan beraber olmaya başlarlar fakat Ayşe C.’nin beklentilerini tam olarak karşılayamaz. Süre içinde ikisi de birbirine gore olmadıklarını kabullenir ve ayrılırlar.

C. gene aylak yalnız yaşamına geri döner. İçindeki boşluğu bir türlü dolduramaz ve sokaklarda aylak aylak yürüyüp arayışına devam eder. İşte tam bu aşamada mavi yağmurluklu bir bayan görür ve kalbindeki boşluk adeta dolmuş şeklinde aramış olduğu görkemli kadının o olduğu hisseder. Hanım otobüse binerken C. peşinden gider fakat onu yakalayamaz. Otobüsü kovuşturmak için taksi şoförü ile kavga eder fakat senelerdir aramış olduğu hanım otobüs ile beraber senelerdir gezdirilmiş olduğu sokaklarda kaybolup gitmiştir…

Benzer kitaplar

Mai ve Siyah – Halid Ziya Uşaklıgil

yakutlu

Middlesex – Jeffrey Eugenides – PDF ve ePUB İndir

yakutlu

Gölge Ve Kemik – Leigh Bardugo Online Kitap Oku

yakutlu

Yorum Yap