OKUYUCU PUANLARI
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

İntibah Roman Özeti

İntibah Roman Özeti

İntibah Roman Özeti

Namık Kemal’in Magosa’da sürgündeyken yazdığı bu roman edebiyatımızda ilk edebi romandır. Asıl adı “Son Pişmanlık” olan roman Maarif Nezaretinin sansürü dolayısıyla bazı bölümleri çıkarılmış, adı da “İntibah” ya da “Sergüzeşt-i Ali Bey” olarak değiştirilmiştir. Romanın ilk tahlil ve tasvir romanı olma özelliği de vardır. Roman teknik açıdan kusurlu olup gereksiz betimlemelerle doludur.

İntibah Roman Özeti

Romanın Özeti

Ali Bey, varlıklı bir ailenin özel eğitim-öğretimle yetiştirilmiş, yirmi bir-yirmi iki yaşlarında evin tek çocuğudur. Gösterişten, çok para harcamaktan hoşlanan, ince, kibar ama çok toy bir gençtir. Babasının ölümünü bir türlü kabullenemez ve kendini melankoliye kaptırır. Annesi, oğlunun içine kapanık biri olmaması için onu Çamlıca gezintilerine götürür.

Bir gün Çamlıca gezintisinde Mahpeyker adında bir kadını görür ve ona aşık olur. Oysa bu kadın erkeklerle dost hayatı yaşayan, zeki, erkeklere her istediğini yaptırabilen, kötü bir kadındır. Ali Bey de Mahpeyker ile dost hayatı yaşamaya başlar. Ali Bey’i Mahpeyker’den koparmak isteyen annesi eve “Dilaşup” adında güzel, iyi yürekli, genç bir cariye alır; amacı Ali Bey’in Mahpeyker’den kopup Dilaşup’a aşık olmasını sağlamaktır. Ancak Ali Bey’in gözünü Mahpeyker aşkı kör ettiği için Ali Bey Dilaşup’la ilgilenmez. Annesiyle tartışıp Mahpeyker’le yaşamak üzere onun evine gider. Ne var ki Mahpeyker Suriyeli aşığı Abdullah Efendi ile buluşmaya gittiği için eve sabaha karşı gelir. Ali Bey onunla tartışıp yıkılmış halde evine geri döner. Bu durumdayken onu Dilaşup teselli eder, bu esnada onun güzelliğini ve iyi yürekliliğini fark eden Ali Bey Dilaşup ile evlenir. Bunu içine sindiremeyen Mahpeyker Dilaşup’a iftira atıp Ali Bey’den ayırmayı, tekrar onu elde etmeyi planlar ve bu planı uygular.

İftirayı duyan Ali Bey bu iftiralara hemen inanır bu yüzden Dilaşup’u döver, sonra da esir tüccarına satar; fakat Mahpeyker’e dönmez. Dilaşup’u tüccardan Mahpeyker satın alır.

Ali Bey’i elde edemeyen Mahpeyker’in kini azdıkça azmaktadır. Sonunda Ali Bey’i öldürmeyi planlar. Eski aşığı Abdullah Efendi’yi cilveleriyle ve zekasıyla planında yardımcı olmasına ikna eder. Bütün bu olanlara üzülen Ali Bey hastalanıp yatağa düşer ama annesi daha kötü olmuştur ve annesi ölür.

Mahpeyker’in planına göre Abdullah Efendi’nin Üsküdar’daki köşkünde davet verilecektir. Davete Ali Bey de çağrılacak ve Abdullah Efendi’nin adamı olan bir Hırvat tarafından öldürülecektir.

Dilaşup bu planı bir rastlantı sonucu duyar ve Ali Bey’e haber gönderir. Ama Ali Bey buna inanmayıp davete gelir. Dilaşup’un söylediklerinin doğru olduğunu fark edince gizlice oradan kaçar ve polisi de alıp geri gelir.

Ali Bey dışarıdayken Ali Bey’in paltosuna bürünen Dilaşup, Hırvat tarafından bıçaklanır ve ölür.

Köşke polisle dönen Ali Bey kanlar içinde yatan Dilaşup’un cesediyle karşılaşır. O sırada alaylı tavırlarla içeri giren Mahpeyker’i, Dilaşup’un yarasından çıkarılan bıçakla öldürür. Yaralı olarak yakalanan Hırvat da sorgusu yapılırken ölür. Ali Bey hapse girer, üzüntüsünden ve kahrından hastalanır, altı ay kadar sonra ölür.