OKUYUCU PUANLARI
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Sözde Kızlar

(Peyami Safa)

Mevzu

Babasını uzun seneler göremeyince, Anadolu’daki isyanlardan kaçarak İstanbul’a göç eden ve babasını arayan bir kızın (Mebrure) yaşam öyküsü.

Özet

Yunanlıların batı Anadolu’ya işgali üstü İstanbul’a gelen mebrure burada uzaktan akrabaları Nafi Bey’lerde kalır. Onun İstanbul’a geliş sebebi işgalcilerin zulmünden kaçıp bu ailenin yanına, himayesi altına sığınmaktan oldukça, Anadolu’da iken yitirmiş olduğu babasından haber almak içindir. Bir tek Mebrure İstanbul’da hiçte ümit etmediği meselelerle karşı karşıya kalır.

Nafi Bey’in ölümünden sonrasında Nazmiye hanım’ın idaresine giren köşk sosyetenin zevk ve eğlenti yeri olmuştur. Burada sık sık danslı, içkili eğlenceler kabuller düzenlenmektedir. Mebrure be eğlencelerde elinden geldiğince uzak durmaya çalışır ve arada fırsat buldukça Muharicin idaresine uğrayarak babasını sorar. Mebrure için bir diğeri meselede Nazmiye hanım’ın oğlu Behiç’tir.

Yakışıklı, zevkli ve fırsatçı bir delikanlı olan Behiç, köşke gelen diğeri kızlar şeklinde Mebrure’yide tuzağına düşürmek istemektedir. Behiç bu isteğini gerçekleştirmek için Mebrure’ye bir ekip vaadetlerde bulunmuştur. behiçin vaadetlerine bir ara inanan, hatta onun evlenme teklifi karşısında tereddüde düşen mebrure, Belma’nın araya girmesiyle aldatılmaktan kurtulur.

Belma ona Behiç’le ilişkisini, bu ilişki sonucunda’’gayri meşhur’’ bir çocuğun bulunduğunu, çocuğun Behiç tarafınca diri diri gömüldüğünü anlatır. Derhal sonrasında vakaları zabıtaya aksettiren bir mektubu mebrure’ye veren Belma intiharla hayatına son verir. Bu meselenin etkisiyle Behiç’ten uzaklaşan Mebrure, arkadaşı fahri ile birlikte haber almış olduğu babasının yanına Amasya’ya gider.

 

Şahıslar ve Vakalar

MEBRURE: Babasını küçük yaştan beri görmeyen, babasını bulmak için Anadolu’daki isyanlar sebebiyle İstanbul’a göç eden, bir genç kız.
BEHİÇ: Yakışıklı, zevkli, delikanlı birisi. Kızları vaadetlerle kandırmaya çalışan hatta çoğunu kandıran birisidir.
BELMA: Köşkte çalışan ve Behiç’in tuzağına düşmüş hizmetçidir.
NAZMİYE HANIM: Nafi bey’in kızı, köşkün sahibi ve eğlenceye düşkün birisidir.

Yazar Hakkında Informasyon

Peyami Safa

Peyami Safa 1899’da İstanbul’da dünyaya geldi. Ozan İsmail Safa’nın adam evladıdır. 13 yaşlarında Posta Telgraf Nezaretinde çalışmaya başladı. 1914 ve 1918 yılları aralığında öğretmenlik,1918 ve 1961 içinde gazetecilik yapmıştır. Yirminci Yüzyıl adlı bir akşam gazetesi çıkardı. Bu gazetede 1919’da imzasız olarak “Asrın hikâyeleri” başlıklı hikâyelerini yayınladı, Kültür Haftası (21 sayı, 15 Ocak–3 Haziran 1936) ve Türk Düşüncesi (63 sayı, 1953–1960) adlarında iki de dergi çıkardı. Tasvir-i Efkâr, Cumhuriyet, Milliyet, Tercüman, Son Havadis gazetelerinde yazdı. Oğlunu askerliğini yapmış olduğu sırada kaybetmesi Peyami Safa’yı oldukça sarstı. Bu vakadan birkaç ay Havadis Gazetesi’nin başyazarı iken 15 Haziran 1961’de İstanbul’da öldü. Peyami Safa halk için yazdığı romanlarını “Server Bedi” adıyla yayınladı.80 kadar olan bu eserler içinde; Cumbadan Rumbaya (1936) romanıyla, Cingöz Recai polis hikâyeleri dizisi en ünlüleridir. Ek olarak ders kitapları da yazdı. Peyami Safa’nın fıkra ve makalelerinde sağlam bir mantık dokusu ve inandırıcılık görülür. Romanlarında vakadan oldukça tahlile önem vermiştir. Toplumumuzdaki ahlâk çöküntüsünü, medeniyetin yarattığı bocalamayı, nesiller ve toplumsal çevreler arasındaki çatışmayı dile getirdi. Zıt kavramları, duygu ve düşünce tezadını ustaca işledi.

Not: İçerik, internetten alıntılanarak derlenmiştir…