Çocuk Kitapları

Esrarlı Ada (Ünlü Çocuk Romanları – 3)

Ünlü Çocuk Romanları
Bu seri dünya klasiği kitaplardan oluşmaktadır. Bu serinin ilk beş kitaplarında;
mecara, kahramanlık, sevgi, dayanışma gibi insan onuruna yakışan olaylar dizgesini anlatılmaktadır.
Bu seride yer alan kitaplar:
* Don Kişot,
* Balina Avcıları,
* Esrarlı Ada,
* Kip Kardeşler
* Pollyanna

***

ESRARLI ADA

– Alçalıyor muyuz?

– Hayır.

– Ne oluyor peki?

– Düşüyoruz yüzbaşı, düşüyoruz!

– Yükleri atalım öyleyse.

– İşte son çuvalı atıyorum.

– Bir değişiklik oldu mu? Yükselmeye başladık.

– Hayır, durmadan iniyoruz.

– Başka atılacak ağırlık yok mu? Atalım mı hepsini.

– Şu anda dalgaların sesini duyuyorum. Deniz altımızda, 150 metre kaldı denize düşmemize.

Bu konuşmalar 1865 yılının 25 Mart günü, okyanusun üzerinde yol almakta olan bir balonda geçiyordu. Balon, bir hava akımı sonucu, havada kendi etrafında dönüyordu.  Okyanusun üzerinde oluşan rüzgâr hortumu, balonun dengesini bozmuş denize doğru inmesine neden olmuştu.

Balonun altındaki sepette beş kişi bulunmaktaydı. Bu beş kişi, fırtınada havalanmadıklarına göre çok uzaklardan gelmiş olmalıydılar. Çünkü bulundukları yerde fırtına beş gündür aralıksız sürmekteydi.

Balon sulara gömüldü, gömülecek derken, yeni- den yükselmeye başladı. Balonunu içindeki 1500 metreküp hava, balonu denize düşmekten son anda kurtarmıştı.

Fırtına dindiğinde, balon 600 metreye kadar yükseldi ancak balonun küçük bir yırtıktan gaz kaçırdığı görüldü. Bunu onarmanın olanağı yoktu. Sepetteki beş kişi, canlarını kurtarmak için üzerlerindeki özel eşyalarını da denize atmaya başladılar. Tek amaçları hava kararmadan bir kara parçasına inmekti.

İki saat kadar ine kalka bekledikten sonra sepettekilerden biri:

Ağırlık yapan başka şeyler kaldı mı? diye sordu.

– Torbadaki 2000 altından başka her şeyi attık, dedi bir başkası.

Aralarındaki tartışmalardan sonra içinde altın bulunan ağır torba da denize atıldı. Can korkusu, balondakilere her şeyi unutturmuştu. Can telâşının, mal telâşına üstün geldiği bir anda, altınlar denizi boylamış ama balon bir türlü yükselmemişti.

Aralarındaki tartışmalardan sonra içinde altın bulunan ağır torba da denize atıldı. Can korkusu, balondakilere her şeyi unutturmuştu. Can telâşının, mal telâşına üstün geldiği bir anda, altınlar denizi boylamış ama balon bir türlü yükselmemişti.

Sonunda gaz kaçıran balonu hafifletmek için sepetin de atılmasına karar verildi. Beş kişi, balonun halatlarına tutundu ve sepetin ipleri kesildi. Sepet, büyük bir gürültü çıkararak denize düştü. Altlarında uçsuz bucaksız denizden başka bir şey olmayan beş kişi ellerinden geleni yapmışlardı. Gerisi Tanrı’ya kalıyordu.

Akşamüstü, balon denizden 120 metre yükseklikte rüzgârların önünde seyrediyordu. Bu arada, balondakilerin yanında bulunan köpek havlamaya, sahibinin göğsünü tırmalamaya başladı. O anda kalın bir ses:

– Kara!.. Kara göründü. Köpek bunu sezmiş ol- malı.

Güneybatı yönünde bir kara görünmekteydi. Fa- kat bu kara ile aralarında otuz millik bir yol vardı. Oraya bir saatten önce varılamazdı. Üstelik balonun ne yöne gideceği, denize düşüp düşmeyeceği de belli değildi.

Karanın fark edilişinden yarım saat sonra balon iyice sulara yaklaştı. Balonun güçlükle sürüklediği beş kişi ve köpek, bazen dalgalara çarparak ilerliyorlardı. Sepetin kesilmesinden sonra balonun ipleri düzgün durmuyordu. Ağırlığa göre yan yan gidiyordu.

Bir ada mı, yoksa bir kıta mı olduğu anlaşılma- yan karaya bir mil kala balon anîden yükseğe fırladı. Dalgaları yalayan hızlı bir rüzgâr balonu birden havalandırmıştı. Balon ağır ağır inerken karanın içine değil kıyısına paralel yol alıyordu. Balondakilerin yardımlaşmaları sonucu balon zorla kumsala indirilebildi. Ağları keserek inen adamlardan sonra, yükü hafifleyen balon birden havalanarak gözden kayboldu.

Kumsala inenler, bir arkadaşlarının kaybolduğunun farkına vardılar. Azgın dalgalar, balona çarpıp, havalandırdığı sırada, bu arkadaşları, halatlar arasından sıyrılarak suya düşmüş olmalıydı. Dört kişi, kaybolan arkadaşlarını kurtarmak için telâşla geldikleri yöne doğru ilerlemeye başladılar.

Benzer İçerikler

Matilda

yakutlu

Azgın Mevsimler

yakutlu

Mısır Anne

yakutlu

Leave a Comment

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More

Privacy & Cookies Policy